AramaÜye ListesiTakvimYardım
Hoşgeldin Misafir ! GirişÜye Olun

Cevapla  Konu Gönder 
 
Derecelendir
  • 0 Oylar - 0 Yüzde
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
(MUTLULUK BİR TERCİH MİDİR?)
04-20-2008, 04:20 AM
Mesaj: #1
Wink (MUTLULUK BİR TERCİH MİDİR?)
Mutluluk bir tercih midir? Bunu tam olarak ortaya koyamayız ama bir ölçüde mutsuzluğumuzun kadere, şanssızlığa ve talihsizliğe inancımız ölçüsünde olduğu bir gerçektir. Mutlu duyguların hissedilmesinde hormonların rolü de büyüktür elbette. Bedenimizde o hormonları salgılayan salgı bezleri arasında minicik ama çok güçlü bir salgı bezi var: timus. Timus uyarıldığında salgıladığı hormonlar kişide haz ve mutluluk duygusu yaratır. Çünkü timus harekete geçtiğinde bedenin kimyasının değişimine neden olur. Bu değişiklik sinir sistemini sakinleştirir ve beyin fonksiyonlarını hızlandırır. Bu da kişide rahatlama duygusu yaratır. Avustralyalı Nobel ödüllü kanser araştırmacısı Sir Macfarlane Burnet, timus bezinin aktif hale getirilmesiyle insan bedeninin kendisini kanserden koruyabilme yeteneğine sahip olacağını savunuyordu. Çocuklarda büyük olan timus, ergenlik döneminde bir ceviz kadar irileşiyor. Ama yaş ilerledikçe bir bezelye tanesi kadar küçülüyor, yaşlılıkta ise tamamen köreliyor. Ama bazı insanlarda ileri yaşlarda bile hala ceviz büyüklüğünü koruması, bilimin henüz çözemediği olaylardan biri. Timusun sağlığımız üzerindeki önemli yararlarından biri de T hücrelerini üretiyor olması. T hücreleri denilen lenfositler bedene zarar verebilecek zararlı hücreleri yok ederler. Bu küçük T hücrelerine yaşamımızı borçluyuz. AIDS gibi bağışıklık sistemini çökerten hastalıkların ölümcül olması T hücrelerinin haberleşme hatlarını öncelikle kesmelerinden kaynaklanıyor. Timus göğüs kafesinin üst kısmının tam arkasında, göğsün tam ortasında yer alıyor. Timusu uyarmanın üç basit yolu var: Timusu uyarmanın birinci yolu gülmek. Yani gerçek, içten, sıcak bir gülüş, bir kahkaha. Her gülündüğünde timus bezi aktive oluyor. Her aktive, bedenimize kimyasal dalgalar göndererek kendimizi iyi hissetmemizi sağlıyor. 1993 yılında California Üniversitesinde Dr. Paul Ekman tarafından yapılan araştırmada gülmenin timusu ve beynin değişik haz bölgeleriyle bağlantısı olan kasları harekete geçirdiği ve insanda haz duygusu yarattığı kanıtlanmış. Timusu uyarmanın ikinci yolu iki parmakla timusun üzerine gelen noktaya vurulması, yani elle uyarmak. Timusu uyarmanın üçüncü yolu ise dilin üst dişlerin arkasındaki damağa ve ağzın tavanına değdirilmesi. Dr. John Diamond ve ekibi, dilin bu pozisyona getirilmesi ile sol ve sağ beyin küresi arasında denge oluştuğunu tespit etmiş. Bu da insanın daha iyi düşünmesi ve kendini daha iyi hissetmesine yardımcı oluyormuş. Elbette insanın kimyasal ve biyolojik bir yanı var. Bütün bu varsayımlar ya da araştırmaların bütünüyle yanlış olduğu yargısına kapılamayız ama bunların bütünüyle doğru olduğunu söylemek için henüz çok erkendir. Nitekim çok sevilen bir yakının acı kaybı karşısında hiçbirimiz vücudumuzun timus salgılamasını istemeyiz. Ya da karnını doyuramayan bir Afrikalı çocukta timus salgısını etkinleştirmeye çalışmak insanlık problemi olarak karşımıza çıkar. Baştan beri dediğimiz gibi kompleks bir canlı olan insanın mutluluğunun da mutsuzluğunun da pek çok biçimi ve sebebi vardır. Temel yanılgı insanı yalnızca biyolojik, yalnızca kimyasal ya da yalnızca ruhsal bir varlık olarak görmekte yatar.
-ALINTI-
Tüm Mesajlarını Bul
Alıntı Yaparak Cevapla
« Önceki | Sonraki »
Cevapla  Konu Gönder 


Forum Atla: