|
AŞK ENGELLERİ YOK EDEBİLİR
|
|
07-23-2008, 10:57 PM
Mesaj: #1
|
|||
|
|||
|
Kadın her sabah olduğu gibi o günde beyaz değneği ve el yordamı ile otobüse binmişti. Şoförü “Soldan üçüncü sıra hoş hanımefendi!” dedi. Kadın 32 yaşında güzel bir bayandı ve eşi oldukça yakışıklı bir deniz subayı idi. Bundan bir kaç ay önce yanlış bir teşhis sonucu gerçekleştirdiği ameliyat da gözlerini kaybetmiş genç kadın ve asla göremeyecekti. Kocası ameliyattan sonra acı gerçeği öğrenince yıkılmış ve kendi kendine bir söz sermişti. Asla karısını yalnız bırakmayacak ona sonuna kadar destek olacak, kendi ayakları üzerınde duracak kadar cesaret verecekti. Günler Öylece geçerken kadın her geçen gün kendini daha kötü hissediyor çok sevdiği kocasına yük olduğunu düşünmeden edemiyordu. Eşinin bu içine kapanık, karamsar hali, o bilmese de kocasını çok üzüyordu, Bir an önce bir şeyler yapması gerektiğini düşündü adam; karısı günden güne kendi içine kapanık dünyasında kayboluyordu Bütün gün düşündü adam, “Nasıl yardım edebilirim güzeller güzeli eşime” diye. Birden aklına eşinin eski işi geldi. Geri dönmesini isteyecekti. Ama bunu ona nasıl söyleyeceğini bilemiyordu çünkü artık çok kırılgan ve neşesiz olmuştu sevgili karısı. Bütün cesaretini toplayarak akşam karısına konuyu açtı. Karısı dehşetle gözlerini açarak: “Ben bunu nasıl yaparım, görmüyor musun ben körüm.” diye bağırdı. Kocası ona destek olacağını, her sabah kendisinin işe bırakacağını ve akşamları da iş çıkısında alacağını ve ona; başaracağını, çok güvendiğini söyledi. Eşini tanıyordu ve bunu başarabileceğini biliyordu. Kadın büyük bir umutsuzlukla kabul etti; çünkü eşini çok seviyordu ve onu kırmak istemiyordu. Adam her sabah eşini işine bırakıyor ve akşamları da alıyordu. Günler böyle ilerledi, karısı eskisinden biraz daha iyiydi. Fakat kocası daha fazlasını istiyordu; kendisine söz vermişti, sonuna kadar gidecekti. Bir akşam karısına: “Artık işe kendin gidip gelmelisin.” dedi. Kadın şaşırmıştı. Bunu asla yapamayacağını söyledi. Kocası ısrar edince, onu yine kıramadı ve bütün cesaretini topladı. Bunu kendisi de istiyordu, ama o kadar güveni yoktu. Sabahları kadın artık otobüs durağına kendisi gidiyor, otobüsüne biniyor ve otobüsten inerek işine gidebiliyordu. Günler günleri kovaladı, hiçbir problem yoktu. Yine bir gün otobüse binerken, şoför: “Sizi kıskanıyorum, hanımefendi!” dedi; kadın kendisine söylenip söylenmediğini anlayamadan, “Neden?” diye sordu. Şoför: “Çünkü her sabah sizin arkanızdan, deniz subayı bir genç adam otobüse biniyor ve bütün yol boyunca sevgi ile size bakıyor, otobüsten indikten sonra yeşil ışıkta yolun karşısına geçmenizi bekliyor. Siz binaya girdikten sonra arkanızdan öpücük yollayıp, size her gün sevgiyle el sallıyor.” dedi. |
|||
|
|





